5 Mart 2010 Cuma

Çin Otomotiv Sektörü

Özgür Gürbüz-CRI Türkçe Servisi / 3 Mart 2010

Birçoğumuzun aklına otomobil deyince hemen Japonya, Almanya ve Amerika geliyor. Söze, bu tablonun 2009 yılında Çin lehine değiştiğini belirtmekle başlayalım. Çin, 2009 yılında, dünyada en çok otomobil üreten ve satan ülkesi oldu. Çin Otomobil Üreticileri Birliği'nin verilerine göre, 2009 yılı araç satışları 13 milyon 640 bine ulaştı ve ABD'yi geride bıraktı. Ekonomik kriz aslında Çin otomotiv sanayini de olumsuz etkiledi. 2009 yılında otomobil ihracatı 2008'e göre yüzde 46 oranında azaldı. İhraç edilen otomobil sayısı 369 binde kaldı. İthalat ise 2008'e göre yüzde 3 arttı. 420 bin araç ithal edildi.

2010 yılının ilk ayında ise, 1 milyon 600 bin araç üretimiyle yeni bir rekorun kırıldığı belirtiliyor. Otomobil üretimindeki artışta iç talebin de önemli bir etkisi var. Çin'in en büyük uluslararası otomobil şirketi olan General Motors bu durumdan memnun. Çin satışları Ocak ayında bir yıl öncesine göre yüzde 97 artan ve 219 bin 192 araca ulaşan Amerikan şirketi, ilk kez satışlarının 200 bini geçerek rekor kırdığını açıkladı.

GM rekor kırdı
GM Çin Grubu'nun Başkanı Kevin Wale, Ocak ayındaki yüksek talebi 2010 için iyi bir işaret olarak yorumluyor. General Motors'un Çin'de mini van üretimi için kurduğu SAIC-GM-Wuling ortaklığı, ocak ayında 119 bin araç satmayı başardı. SAIC-GM-Wuling, adından anlaşılacağı gibi GM ve iki ayrı firmanın kurduğu üçlü bir ortaklık. Ağırlıklı olarak minibüs ve küçük kamyonet üretiyorlar. Şu an satışta olan 6 farklı modelleri var. General Motors, şu aralar Çin'de yeni bir fabrika kurmak için çalışmalarını sürdürüyor ve yerli rakipleriyle baş etmek için "Chevrolet Sail" gibi ucuz araçları piyasaya sürüyor. GM'in Başkanı Wale, hedeflerinin dünyanın en büyük otomobil pazarındaki liderliklerini korumak ve 2014'e kadar 30 yeni modeli pazara sürmek olarak özetliyor.


Çin'in yükselen yeni yıldızlarından biri BYD
Çin'de en çok satan 10 otomotiv markası arasında ilk 6'yı yabancı ortaklıklarla kurulan şirketler oluşturuyor. Çin malı otomotiv üreticileri de hemen peşlerinde. 7. sıradaki Cherry'yi, BYD, Brilliance ve JAC izliyor. Otomobil satışların artmasının arkasında, Çin Hükümeti'nin pazarı canlandırmak için aldığı ciddi canlandırma kararlarının etkisi olduğunu da belirtelim ve bir başarı öyküsüyle bu haftaki dosyamızı kapatalım.

Çin'de, Çin malı otomobiller de pazar paylarını arttırıyor ve pazarın gelişmesine katkıda bulunuyor. BYD bunlardan biri. Otomobil alanında yeni parlayan bir yıldız olan BYD, sektöre girmeden önce pil üretimiyle işe başlamıştı. Melez ve elektrikli otomobillerin giderek yaygınlaştığı günümüzde, pil ve dolayısıyla akü üretimiyle ilgili tecrübesi, BYD'ye önemli bir avantaj sağlıyor. BYD bu günlerde, yeni enerji kaynaklarına dayalı otomobiller geliştirmeye çalışıyor.

1990'lı yılların başında kurulan BYD, 2006 yılında dünya pil sektöründe bir dev haline geldi, cep telefonu pilleri piyasasında yüzde 30'luk bir pay almayı başardı. 2008 yılında BYD tarafından geliştirilen F3DM model otomobil, tek şarjla 100 km, 2009'da Kuzey Amerika Uluslararası Otomobil Fuarı'nda tanıtılan ve tamamen elektrikle çalışan BYD'nin E6 modeli ise 400 kilometre yol alabiliyor.

BYD'nin hedefi Kuzey Amerika pazarı
BYD'nin yeni hedefi Avrupa ve Amerika otomobil piyasaları. BYD Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Wang Chuanfu, "Pazarlama ağını iki yılda oluşturmayı planlıyoruz. 2011'de yeni enerji kaynaklarına dayalı otomobiller satmayı öngörüyoruz. Teknoloji ve maliyet avantajlarından yararlanmamız durumunda, Kuzey Amerika piyasasından büyük pay koparabileceğimize inanıyoruz" diyor. BYD'nin otomobil sektöründeki geleceğini parlak gören ve "borsa tanrısı" olarak da kabul edilen Warren Buffet, 2008 yılında 1.8 milyar Hong Kong Doları'yla BYD'nin hisse senetlerinin yüzde 10'unu satın aldı. 2009 yılında Hong Kong Borsası'nda işlem gören BYD hisse senetlerinde yüzde 650 oranında artış yaşandı. Çin'in yükselen değerlerinden BYD'nin Genel Müdürü Wang, BYD otomobillerinin küresel gelişme sürecinde meydan okumalardan daha çok fırsatlarla karşı karşıya kalacağını düşünüyor ve şirketine olan güvenini şöyle dile getiriyor: "Bence teknoloji açısından engelimiz yok. Teknolojimiz, dünyadaki en ileri seviyede. Maliyet konusunda da sorun olmadığını düşünüyorum, çünkü maliyet rakamlarını kontrol etme kabiliyetimiz son derece güçlü".

Çin hakkında daha fazla bilgi edinmek için: "CRI Türkçe Servisi"ni ziyaret edin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder